Yaklaşan YKS, LGS ve benzeri merkezi sınavlar öncesinde öğrencilerin üzerindeki baskı artarken, uzmanlar özellikle ailelerin sınav atmosferini ev içinde sürekli gündeme getirmemesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, iyi niyetli destek dahi öğrencide kaygı düzeyini yükseltebiliyor.
Evde Sınav Konuşmaları, Beklenmedik Stres Kaynağına Dönüşebilir
Psikolojik Danışmanlar ve Rehberlik Uzmanları, sınav öncesi dönemin öğrenciler için sadece akademik değil, aynı zamanda duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Bu dönemde öğrencilerin en fazla maruz kaldığı çevresel baskı ise çoğu zaman fark edilmeden aile içi sınav konuşmaları oluyor.
Anne babalar çocuklarının başarılı olmasını isterken, sürekli “kaç net yapıyorsun?”, “bu sene olmazsa seneye tekrar girersin”, “şu üniversiteye girersen hayatın kurtulur” gibi cümlelerle farkında olmadan baskıyı artırıyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, motivasyon değil, anksiyete yaratıyor.
Aileler Neyi Yanlış Yapıyor?
İyi niyetli gibi görünen bazı davranışlar, sınav döneminde öğrencilerin psikolojik yükünü artırabilir:
- Sürekli sınavla ilgili konuşmak veya sınavı evin tek gündem maddesi hâline getirmek
- Başkalarının başarılarıyla karşılaştırmalar yapmak
- Sınav sonucu üzerinden gelecek planlarını zorlayıcı biçimde dile getirmek
- Öğrencinin mola zamanlarında bile sınavı hatırlatmak
- “Bu senin kaderin” ya da “başaramazsan hayatın biter” gibi ifadeler kullanmak
Bu tutumlar, öğrencide özgüven eksikliği, başarısızlık korkusu ve performans kaygısı yaratabiliyor.
Ev Ortamı Nasıl Olmalı?
Uzmanlara göre sınav öncesi ev atmosferi, öğrencinin rahatça çalışabileceği ama aynı zamanda psikolojik olarak güvende hissettiği bir alan olmalı. Ailelerin bu süreçte dikkat etmesi gereken bazı noktalar:
- Günlük sohbetlerde sınav dışı konulara da yer verilmesi
- Öğrencinin çalışma düzenine müdahale edilmemesi
- Öğrencinin duygularını ifade etmesine alan tanınması
- Onun başarısını sadece sınav skoruyla ilişkilendirmemek
- Molalarda keyifli aktivitelere yönlendirmek
- “Sana inanıyoruz” ve “senin için elimizden geleni yaparız” gibi destekleyici cümleler kullanmak
Sınav Başarısı Tek Başına Geleceği Belirlemez
Rehberlik uzmanları, Türkiye’de sınavların eğitim sisteminin önemli bir parçası olduğunu kabul etmekle birlikte, kişisel değer ve potansiyelin sadece sınavla ölçülemeyeceğinin altını çiziyor. Birçok öğrenci sınav sonucuna göre kimliğini tanımlamaya çalışırken, ailelerin görevi bu noktada devreye giriyor: Koşulsuz destek ve güven duygusu sağlamak.
Öğrenciler Ne Hissediyor?
Sınav hazırlığı içinde olan öğrencilerle yapılan anketlerde, stres kaynakları arasında “aile baskısı” %30’dan fazla oranla ilk sırada yer alıyor. Öğrencilerin büyük kısmı, sınav hakkında sürekli konuşulmasının motivasyonlarını azaltıp odaklanmalarını zorlaştırdığını dile getiriyor. Bazı öğrenciler, “sadece bir gün sınav kelimesini duymadan yaşamak istiyorum” şeklinde ifadeler kullanıyor.
Uzmanlardan Tavsiye: Destekleyici Sessizlik Değerli Olabilir
Klinik psikologlar, aile içi iletişimde sınav dönemlerinde sessiz destek ilkesinin benimsenmesini öneriyor. Öğrencinin yanında olduğunu göstermek, onun başarı ya da başarısızlığına göre sevgiyi değiştirmemek, sınavı abartmamak bu süreçte çok daha güçlü etki yaratabiliyor.
Ayrıca aile bireylerinin kendi streslerini öğrenciye yansıtmaması gerektiği de vurgulanıyor. Çocuğunun geleceği konusunda endişe duyan ebeveynlerin, bu kaygılarını sağlıklı şekilde yönetmeleri hem kendileri hem de çocukları açısından kritik önem taşıyor.